Türkiye’nin Avrupa’dan Ayrılığının 5 Aşaması!

tarafından | Mar 12, 2021

Son yıllarda Avrupa sahnesinde yaşadığımız yenilgiler ve elenmeler herkesin malumu. Peki bu yenilgiler ve elenmeler bizi nereye götürdü? Avrupa’dan ayrıldık. O zaman ayrılık aşamalarıyla biten ilişkimizi inceleyelim.

UEFA’nın hazırladığı 5 yıllık güncel lig sıralamasına göre Türkiye 13. sırada, seneye altımızdaki 5 ligin 4’ünün altına düşüp 17. sırada olacağız. Ezcümle şampiyonumuz Şampiyonlar Ligi’ne gitmek için ön eleme oynayacak, UEFA’nın yeni organizasyonu olan Konfederasyon Kupası’nda ülkesinin birinci sporu futbol olmayan ülkelerle mücadele edeceğiz.

Bu incelemede altına düştüğümüz ligleri tek tek ayrılık aşamaları altında inceleyeceğim ve Türkiye’deki futbol severlerin ligle ilgili görüşlerini değerlendireceğim. Seçtiğim 5 parametre sırasıyla Atak aksiyonları, Başarılı atak aksiyonları, Defansif aksiyonlar, Başarılı defansif aksiyonlar ve Baskıyla 1-1. İlk dört parametre liglerde maç içinde ne kadar aksiyon yapıldığına dair bize bilgi veriyor, son parametre olan baskıyla 1-1 liglerin aksiyonlara verdiği izin ve tempo konusunda izlenim veriyor. Genel hatlarıyla ayrılık aşamalarına geçmeden önce karşılaştırdığım ilk 4 parametrenin hepsinde karşılaştırdığım bütün liglerin altındayız. Sadece baskıyla 1-1 parametresinde bu dört ligin önündeyiz, buradan çıkaracağımız sonuç, ligimizde aksiyon alınmadan rakip oyuncu topla oynarken etrafındaki 50 cm çaplık alanda gölge pres uygulandığını söyleyebiliriz.

1. İnkar

Ayrılık aşamalarının ilki olan bu süreçte partnerlerden biri ayrıldığını kabul etmez. Hala partneriyle birlikte olduğunu düşünür. Partnerinin en kısa sürede ona döneceğine dair öngörülerde bulunur. Fakat artık partneri yoktur. Türkiye Ligi Şampiyonu, Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılamayacaktır. Yıllardır gördüğümüz gibi Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Türkiye Ligi takımları şanslılarsa Avrupa Ligi’ne katılmaya hak kazanırlar. Anketlerden yaptığım araştırmaya göre, ülkenin en az %50’si hala inkar sürecinde, Türkiye Ligi’ni 5 büyük ligden sonra en kaliteli lig olarak görüyor.

Uç farklar olmasa da Sırbistan aksiyon anlamında önümüzde bulunuyor. Parametrelerin gösterdiği gibi Sırbistan’da daha az baskılı bir oyun olsa da Sırbistan, seneye Uefa sıralamasında bizim bu seneki yerimiz olan 13.’lüğe yerleşmiş olacak.

2. Öfke

Bu aşamada ayrılığı hazmedemeyen partner, eski partnerine ve çevresine karşı hazmedemediği duygularını öfkesiyle yansıtma yoluna gider. Eski partnere tepki olarak söylenen sözlere örnek verecek olursak:  ‘Zaten Avrupa’da İvan Bebek hakkımızı yedi.’ ‘Dinamo Kiev maçında hakemin yaptıkları ortada.’ ; çevreye yansıtılan öfkeye örnek ise ‘Yıllarca hakkımızı yiyerek Şampiyonlar Ligi’ne gittiniz.’ ‘Avrupa maçı zamanı fikstür rahatlığı sağlanmıyor.’ argümanlarını söyleyebiliriz. İkinci inceleyeceğimiz lig olarak benim de 4 yıldır bulunduğum KKTC’nin komşusu Güney Kıbrıs Ligi ile karşılaştırdım. Bu ankette de futbol severler Türkiye Ligi’nin, Güney Kıbrıs Ligi’nden kaliteli olduğunu ileri sürdüler.

Güney Kıbrıs Ligi son dönemlerde AEL Limassol ile adını duyurdu. Avrupa Birliği’ne üye olması sebebiyle oyuncu konusunda rahatlık ve serbesti sağlayabiliyorlar. Güney Kıbrıs’ın orta sıra takımının stoperi olan Attila’nın ligimizdeki spektaküler performansı oyun olarak nerede olduğumuzu tek bir örnekle güzel açıklıyor.

3. Pazarlık

Pazarlık aşaması ayrılığı hazmedemeyen partnerin ayrılan partnere değiştiğini göstermeye çalıştığı ve ilişkiye devam etmek için her şeye hazır olduğunu söylediği süreçtir. ‘Ligimiz artık daha adil olacak, yabancı hakem getireceğiz.’ söylemi ve UEFA’yla Kulüpler Birliği’nin görüşüp kendilerini UEFA’ya kabul ettirme çabaları örnek olarak verilebilir. Bu dönemde ilişkide yaşanılan eski güzel günler bol bol anılır. ‘Gruplardan namağlup lider çıkmıştık.’ ‘Real Madrid 20 dakika defanstan çıkamadı.’ ‘Sow’un rövaşatası ne güzeldi.’ gibi geçmiş zamanda yaşanılan güzel günler bol bol anılır. Eski partnerimiz olan Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sosyal medya hesaplarının Türkiye’deki kulüplerin eski başarılarını paylaşarak aldıkları etkileşimler ortada. Geçmiş saplantısı her alanda patojenite seviyesine ulaşmış, anıların hissettirdiği sabun köpüğü duygularla yaşayan toplumumuzun verdiği reaksiyon bütün ilişkiyi açıklar nitelikte.

Hırvatistan Ligi seneye Türkiye Ligi’nin hemen bir basamak üstünde 16. sırada yer alacak. 2018’de Dünya Kupası Finali oynayan Hırvatistan sahip olduğu spor kültürüyle benim ileride futbol anlamında gelişme göstereceğine inandığım yegane ülkelerden. Modric, Rakitic, Brozovic gibi yıldızların ülkelerine döndüklerinde Hırvatistan futboluna yapacakları katkı ve dünya kulüplerinin yetenek avı için Balkan coğrafyasına göz dikmesi Hırvatistan Ligi’ni önümüzdeki yıllarda çok üst seviyelere taşıyabilir.

4. Depresyon

Kabullenme aşaması için yaşanan en ağır süreçtir. Keşkeleri bol olan bu süreçte geçmiş hatalar gözden geçirilir. ‘Keşke yedek oyuncularla maçlara çıkmasaydık.’ ‘Keşke ön eleme süreçlerini ciddiye alsaydık.’ gibi sözler depresyon sürecini açıklar niteliktedir. Bu süreci ülkecek yaşamamız için şampiyonumuzu Şampiyonlar Ligi’ne direkt olarak gönderemeyeceğimiz 2022-2023 sezonunu beklememiz gerekiyor. En ilginç anket sonucunu da depresyona sakladım. İsviçre Ligi ile ilgili kalite farkını sorguladığım ankette, futbolseverler İsviçre Ligi’ni Türkiye Ligi’nin önüne koydu. Tabi önceki karşılaştırmalar ve İsviçre’nin açık ara en iyi parametreleri göstermesinin etkisinin yanı sıra İsviçre’nin repütasyonu da sonucu etkileyen önemli faktörlerdendi. Bu yaz EURO 2021’de rakibimiz olacak İsviçre’nin önümüze geçecek olması hayli üzücü.

İsviçre Ligi baskı konusunda aynı zorlukta ve oyun anlamında fark atmış gözüküyor. Seneye 15. sırada olacak İsviçre’nin yükselen Balkan futbolunun kaynaklarını coğrafi avantajı sebebiyle kullanma ve sahip olduğu sosyoekonomik güçle futbolcuların tercihi olmaması için bir sebep bulunmuyor.

5. Kabullenme

Kabullenme aşaması ilişkinin bittiğinin kabul edildiği aşamadır. Geçmiş güzel günler hatırına veya pazarlıkla ilişki devam ettirilemeyecektir. Peki burada Türkiye Futbolu olarak neleri kabul etmeliyiz?

5 büyük ligin bile kendi içinde hiyerarşisi var. İngiltere zirvede, onun yanında İtalya ve Almanya bulunuyor. Türkiye Ligi 5 büyük lige yaklaşamaz çünkü futbol Batı Avrupa sporudur. Her ne kadar Türkiye’deki kulüpler çok eski olsa da her zaman futbolun ana vatanı Batı Avrupa olacaktır.

Hollanda, Belçika, İskoçya, gibi Kuzey Avrupa Ligleri doğal sınırları sebebiyle Batı Avrupa futboluna entegre. Futbolun en büyük devrimcisi Cruyff, Hollanda’da başlattığı devrimi İspanya’da tamamlamış biri. Rusya ise oligarklarının sahip olduğu ekonomik güçle her zaman belli yerlerde olacaktır.

Uzun zamandır Türkiye Ligi’ni Kuzey ve Batı Avrupa’nın arkasında belli sıralarda görüyorduk. Bence en doğru ve olmamız gereken yerdi. Son yıllarda yaşadığımız ekonomik kriz, kulüplerin oyuncu sirkülasyonuna uğraması, ülkecek Avrupa’dan yekten kopmamız Türkiye Ligi’ni Doğu Avrupa Ligleri’nin aşağısına düşmesinde ayrıca önemli etkenler.

Önceki yazımda Milli Takım 3’lü nasıl oynar? belirttiğim gibi Milli Takımın önemli oyuncularının neredeyse hepsi tarihimizde ilk defa Türkiye Ligi dışındaki liglerde oynuyor. Türkiye Milli Takımı tipik bir Doğu Avrupa Ülkesi Milli Takımına dönüştü. Sahip olduğumuz yetenek değerleri neredeyse altyapı seviyesinde Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerini tercih etmeye başladı. Gelecek senelerde Balkan coğrafyasına yetenek kaptırmamamız işten bile değil.

Tabi ki düşüşün tek sebebi Türkiye Ligi’nin değer kaybetmesi değil. Türkiye Ligi değer kaybederken; Balkan ülkeleri ve Güney Kıbrıs, geçmiş 15 yıllık dönemde yaşadığı krizlerin yaralarını sardı, Balkan ülkeleri Yugoslavya sisteminden kalan spor kültürünü devam ettirdi ve bundan İsviçre de faydalandı, Güney Kıbrıs, Avrupa Birliği ve benzer oluşumlarla doğru ilişkiler kurarak ligine önemli değerler kattı. Kısacası Türkiye’nin Avrupa’dan ayrılığının 5 aşaması benim perspektifimden böyle. Son olarak yazıyı yazarken bana yardımcı olan Psikolog İdil Salih’e ayrıca teşekkür ederim.

Share this with a colleague!

Oğuzhan Ertaş için modern zamanların düşünürü diyebiliriz. Futbol analizlerini edebiyat ve kültürle bağdaştırarak, futbolun hayatın bir yansıması olduğunu harika betimler. Kendisinin profesyonel eğitimi eczacılıktır.

7 DAY FREE TRIAL

NO CREDIT CARD REQUIRED

Süper Lig’in En İyileri – 4. Hafta

Süper Lig’in En İyileri – 4. Hafta

Comparisonator'ın Makine Öğrenimi Endeksini kullanarak Süper Lig - 4.Haftanın en iyi performans gösterenlerini seçtik. Aşağıdaki görselleri sosyal medya gönderilerinde ve makalelerinizde kullanmak ücretsizdir. Sosyal medyanızda paylaşmak için görsellerin üzerinde...

daha fazla bilgi edinin